Mobil Masthead


​ATATÜRK FİLMİ ÇABUK UNUTULDU

Micheal KUYUCU 19 Kas 2023

Atatürk filminin rüzgârı çabuk geçti. Büyük iddialarla yapıldı bu film.

Atatürk filminin rüzgârı çabuk geçti. Büyük iddialarla yapıldı bu film. Bir yıl öncesinden başladı tanıtımı. Bunu görünce bende heveslendim, ne güzel Türkiye’nin kurucusunu dünyaya tanıtan bir film yapılıyor diye sevindim. 

Proje tartışmalarla başladı

Bu film spekülasyonlarla dolu bir yapım oldu. İddialara göre bu film önce dizi olarak yayınlanacakmış, HBO (Home Box Office) bunun dizi olmasını istemiş ancak anlaşma sağlanamamış. Bunun üzerine Disney Plus platformu ‘getirin ben yayınlarım’ demiş. Bu başlangıçtaki çekişmeden sonra filmin çekişmeleri bitti. Herkes Atatürk filminin Disney Plus’ta yayınlanacağı günü beklemeye başlamıştı. Boru değil bütün dünya Atatürk’ü anlatan bir filme erişme ve dolayısıyla izleme fırsatını bulacaktı. 

2023 yılını yarılarken kötü kokular gelmeye başladı burnumuza Ermeni lobisinin bu filmi platformdan kaldırttığı iddia edildi. Şu ya da bu nedenle Disney Plus caydı ve filmi gösterimden kaldırdı. İnsanlar sosyal medyada ayaklandı, linç kampanyası başladı, RTÜK inceleme başlattı peki ne oldu? Hiçbir şey! Olan filme oldu.

Atatürk filmini Disney Plus şirketinin Türkiye’deki televizyonu Fox TV yayınlayacağını söyledi nitekim de öyle yaptı. Filmin bir bölümü 29 Ekim Pazar akşamı yayınlandı. Film reytinglerde birinci bile olamadı ancak üçüncü oldu. Böyle bir filmin açık ara reytinglerde birinci olması lazımdı ama dizi Kanal D’de yayınlanan “Yargı” ve TRT’nin “Teşkilat” dizisini geçemedi. Bu dizinin promosyonunu bile adam gibi yapamadılar.

Yapımcı günü kurtarmaya çalıştı

Filmin yapımcısı Saner Ayar filmin diğer uluslararası dijital platformlarda ve pek çok ülkenin sinema salonlarında yayınlanacağını söyleyerek ortadaki rüzgârı dindirmeye çalıştı. Film Türkiye’de de 3 Kasım günü sinemalarda vizyona girdi. Ne oldu? Hiçbir şey olmadı! 

Bu filmin en az on beş- yirmi milyon seyircilik gişe elde etmesi rekor kırması gerekirdi. Bir küsür milyonda kaldı.

Sinemada beklenen gişe gelmedi. Disney Plus’a karşı atıp tutanlar sustu, olay unutuldu.  Cumhuriyetin sıkı savunucuları Fox Haber sustu ve herkes hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam etti. 

Bu işte en karlı olan dizinin yapımcısı oldu. Dizinin yapımcısı Amerika’dan yatırımı aldı net karını kasasına koydu ve sustu. Yapımcı Saner Ayar’a ve ekibine bu işin detaylarını öğrenmek için defalarca ulaşmaya çalıştım ama hiç oralı bile olmadılar. Şaşırdım mı? Hayır. Ayar geçmişte de bir televizyon kanalında yönetici iken de basınla pek iyi geçinmiyordu. 

Yapımcıya soru:

Hem Atatürk filminin maruz kaldığı muameleyi içine sindirmeyen biri olarak hem de yapımcı nezdinde sorular olan biri olarak yapımcıya bu soruyu sormak isterdim: Sen bir yapımcı olarak bir yayıncı kuruluşla milyonluk sözleşme yaparken hiç acaba bunun yayın hakları ile ilgili bir yaptırım yapamadın mı? Herhangi bir risk düşünülerek stratejik bir hamle için bir B planı yapılamadı mı? 

Sıradan bir yapım olsa tamam diyeceğim. Ama bu milli bir yapım. Bunun sorumluluğunu kimse hissetmedi mi? Atatürk filminin yayın haklarının ve dünyadaki temsiliyetinin de sorumluluğu yapımcıdadır. Sadece yapımcı da değil her Türk insanındadır. 

Nasıl bir sözleşme yaptınız? Bu kadar mı teslimiyetçi bir sözleşme oldu da yayıncı kuruluş herkesi parmağında oynattı. Sözleşme hazırlanırken “kardeşim bu bir milli konu bu sözleşme farklı olmalı” diyen olmadı mı? İyi bir yapımcı Disney Plus’ı Amerika’da doğduğuna pişman eder çok yüklü bir tazminat bile alabilirdi. Ama kim bilir nasıl bir sözleşme yapıldı. 

Zaten Türkiye’de ticaret farklı işliyor. İşi kapıncaya kadar sözleşmenin her türlüsünü imzala, parayı al sonra da iş olsa da olur olmasa da… 

Nasıl olsa Türkiye’de gündem hızlı değişiyor, iki küfredilir, iki ağlanır üçüncü gün olay unutulur. Öyle de olmadı mı?

Atatürk filminin başına gelenler benim hiç ama hiç içime sinmedi.

Dilerim başta yapımcısı ve yayıncı kuruluş bir şeyler yapar da bu filmi hak ettiği yere getirir.

Yoksa eskilerin deyimi ile vay gidene, bu film unutulur gider.

Dünyadaki düşmanlarımız da “şunlara bak daha kurtarıcılarının hayatını anlatan bir filme bile sahip çıkamadılar” der gülerler.