VF mobo


İHTİYACIMIZ ADALET

Yaşar İÇEN 15 Kas 2023

Hepimizin dilinden düşürmediği "Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye Yüzyılı" başlıklarını detaylı bir şekilde incelediğimizde karşımıza çıkan ilk hamle "suç unsurlarıyla kararlı bir şekilde mücadele etmek ve temizlenmek" oluyor.

… Bunu yapabilmek için de ayağımıza kösteklenen tüm suç unsurlarını hızla temizlemek gerekiyordu...

Hepimizin dilinden düşürmediği “Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye Yüzyılı” başlıklarını detaylı bir şekilde incelediğimizde karşımıza çıkan ilk hamle “suç unsurlarıyla kararlı bir şekilde mücadele etmek ve temizlenmek” oluyor.

Yeni Dünya Düzeni’nde güçlü bir şekilde yer alıp ilerlemek için Türkiye Yüzyılı’nı kusursuz bir şekilde icra etmek gerekiyor. Ve bu kusursuz tabloyu kalıcı kılmak için de “sözde devlettenmiş gibi” rolüne kendini kaptıran, terörü destekleyen ve daha nice başlıktaki tüm suç unsurlarının kökünü kazımak gerekiyor… Bu kadar net!

Son yıllarda her yanına bayrağımızı diline de vatan-millet-ümmet söylemlerini dolayan suç örgütleriyle fazlasıyla yüzleşir olduk. Ve bu kesim her mecradan mantar misali karşımıza çıkar oldu. Hatta ve hatta şehitlerimiz-gazilerimiz-dini değerlerimiz-milli değerlerimiz üzerinden kurulan dernek, vakıf, platform ve benzeri oluşumlar kurumları baskılamaya çalışarak “çok şey elde etmeyi” planlar oldu… (Bu arada yetkili makamlardan ricamdır; şehit-gazi-güvenlik personelleri vb. oluşumlar lütfen çok sıkı denetimlere tabi tutulsun zira bu alanlar geçmişiyle geleceğiyle tüm ülkenin kutsalıdır…)

Üzülerek söylüyorum ki bunca suç-suçlu başlığına rağmen yasalarımız ise günümüz Türkiye’sinin suç ve ceza talebini karşılayamaz halde. Bireyin, ailenin, toplumun, dünyanın ayakta durmasını sağlayacak yegane unsurun adalet ve adaleti kararlılıkla uygulamak olduğunu unutmadan Türkiye Yüzyılı eşiğinden öncelikle adalet ve yasa koyucu-uygulayıcı makamlarımızı geçirmek zorundayız.

Ülke olarak ruhumuz ve zihnimiz böylesi bir beklenti içindeyken son süreçte gerçekleştirilen huzur operasyonları bir nebze de olsa güven aşılasa da halâ herkesin yüreği ağzında çünkü birkaç hafta önce köşemde yer verdiğim “ya tekrar eskiye dönersek” endişesi hakim ülkeye.

Halbuki eskiye dönmemek çok basit; devlet baki, gelip geçici yöneticiler de devletin sessiz, sakin, sadakatle işini yapması gereken memurlarıdır bilinci iyice mıhlanmalı her zerremize…

Evet genç yaşlı herkesin duasını alan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve tüm kademelerinin kararlılıkla yürüttüğü operasyonlar yüreklere su serpmeye devam ediyor. Laf aramızda çoğumuz bu çetelerin topluma yansıyan yüzlerini az çok biliyorduk ve kahroluyorduk; neden bunlar maddi-manevi-protokol değerlere sahipler diye!

Umuyorum ki şu an yürütülen operasyonlar tüm kollara uzanır ve kökten bir temizlik sağlanmakla birlikte geleceğe dair de bir daha türemesinler diye yaşadıklarımız kulağımıza küpe olur.

Bakan Ali Yerlikaya ve ekibi işini yaparken kendisine enteresan bir pencere açılmaya çalışılıyor bir kesim tarafından. Bakan Yerlikaya’yı “AK Parti’nin İstanbul Belediye Başkan Adayı” olarak görmek istediklerini kulaklara üflemeye çalışan kesimin bilinçaltını doğru okumak gerekiyor. Bu adaylık çıkışı Bakan Yerlikaya’yı gerçekten takdir etmenin bir yansıması mıdır yoksa hedefe koyup “içeriden” yıpratma çabası mı? Sizi bilmem ama ben “hedefe koyma ve yıpratma” diyorum. Ve öyle tahmin ediyorum ki Bakan Yerlikaya’nın da böyle bir adaylık fikri yoktur.

Yerel seçimlerden ve makamlardan söz etmişken, bana ulaşan bir konuya değinmek istiyorum.

“Vekillerimiz belediye başkan adayı olmak için çok uğraşıyor ve birbirleriyle savaşırken partiyi de şehrimizi de yıpratıyor” diyen şehirlerimizin sesini Ankara’ya iletirken önemli bir dip notu da iliştirmek istiyorum. Mevcut vekillerden aday yapma konusunda umarım bir adım atılmaz zira madem başkan olmak istiyordunuz vekillik koltuğunu neden boşuna işgal ettiniz der vatandaş.