ARKTİK ISINIYOR

Tuğba PUSA 20 Eyl 2022

Alternatif arayışlar uzun yıllardır sessiz sedasız devam eden Arktik meselesini tekrar gündeme getirdi.

Rusya Ukrayna’yı işgal etmeye başladığında çoğu kişinin Avrupa’nın başına büyük bir felaketin geldiğinin farkında değildi. Avrupa ülkeleri Rusya’ya karşı ambargo uygularken Rusya’yı dize getireceğini düşünüyordu fakat işler planlandığı gibi gitmedi. Rusya Batı’yı en zayıf yerinden vurarak doğal gazı kesti ve Avrupa’yı enerji kriziyle baş başa bıraktı. 

Alternatif arayışlar uzun yıllardır sessiz sedasız devam eden Arktik meselesini tekrar gündeme getirdi. Yıllardır küresel ısınma sebebiyle ısınıyor dediğimiz Arktik bölgesi artık hem fiziksel hem de güç mücadelelerini kasteden siyasi bir anlam taşımaktadır.

Bölge hem fiziksel olarak hem de siyasi olarak ısınmaya başladı. Bu rekabet Kuzey Kutbu’nu daha önce hiç olmadığı kadar kuşatma altına almıştır. Rekabet alanı, sadece Arktik Bölgesi’nde bulunan Rusya Federasyonu, Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka, Norveç, Kanada, İsveç, Finlandiya, İzlanda devletleri arasında değil; Çin, Japonya, Güney Kore, Hindistan ve bazı Avrupa Birliği üyesi devletler gibi bölgenin dışında kalan aktörlerin de katılımıyla genişlemiştir.  

Arktik bölgesi

Arktik bölgesi Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya kıtalarını birleştiren bir alandır. Bölgenin büyük bir bölümü 4 kilometrekare derinliğe kadar ulaşan okyanusla örtülüdür. Rusya, Kanada, ABD, Norveç ve Danimarka'nın doğrudan Arktik Okyanusu’na sınırı bulunmaktadır.  İzlanda, İsveç ve Finlandiya ise okyanusa doğrudan sınırları olmamalarına rağmen bu statüyü kazanmak için mücadele etmektelerdir.

Arktik bölgesi, önemli petrol ve doğal gaz yataklarına sahiptir. ABD’nin yaptığı araştırmaya göre, bölgede petrol ve gaz yataklarının, dünyanın keşfedilmemiş kaynaklarının yüzde 13’ünü ve keşfedilmemiş doğal gaz kaynaklarının yüzde 30’unu oluşturduğunu tahmin edilmektedir. Bölgede 48 trilyon metreküp doğalgaz rezervi bulunurken, buradaki kaynakla 90 milyar varil petrol ve 44 milyar varil doğalgaz sıvısı üretilmektedir.

İklim değişikliği

İklim değişikliği, Kuzey Kutbu'nun coğrafyasını, biyolojik çeşitliliğini ve bölgelerini etkilemektedir. Son dönemlerde Kuzey Kutbu'ndaki deniz buzunun genişliği ciddi oranda azalış göstermektedir.  

Arktik ticaret yolu  

Bölge ülkeleri, Kuzey Kutup Bölgesi’nin zengin kaynakları ve deniz ulaşımında elde edilecek üstünlüklerden dolayı güç elde etmek için uğraşmaktadır.  Bu diplomatik uğraşlara “Yeni Soğuk Savaş” ya da “Arktik Yarışı” isimleri verilmektedir.

Kuzey'deki ticaret yolu, Avrupa ve Doğu Asya arasındaki ticaret yolunu neredeyse yarı yarıya kısalttığından ülkeler için stratejik öneme sahiptir. Avrupa’dan Doğu Asya’ya gidiş 21 bin kilometreyken, Arktik rotasının uzunluğu sadece 12 bin 800 kilometredir. Dünya ticaretinin yüzde 90’ının deniz yolları üzerinden yapıldığı göz önüne alındığında, Kuzey Deniz Yolu, küresel ticaretin seyrini değiştirecek bir rotadır. 

Arktik’te hangi ülke güçlü?

Son zamanlarda bölgede önemli gelişmeler olmaktadır. Rusya askeri varlığını güçlendirirken, ABD Kuzey Kutup Bölgesi için büyükelçi atayacağını açıklamıştır. 

ABD, geçmişte bu bölgeye gerekli fonu ayırmadığından dolayı geçmişte SSCB ile rekabet edemediği gibi günümüzde de Rusya filosuyla rekabette zorlanmaktadır. ABD’nin elinde yalnızca 3 adet buzkıran filosu bulunmaktadır. Rusya’nın ise elinde bulundurduğu buzkıran gemilerinin sayısı 40’'ı geçmiştir. Arktik Okyanusu kıyılarının yarısından fazlası Rusya’ya bağlıdır. Bu bölgede bulunan enerji kaynaklarının büyük bir kısmı da Rusya’nın sahip olduğu bölümde yer almaktadır. Rusya tarafından çıkartılan enerji kaynaklarından elde edilen gelir GSYH’sının yüzde 30’unu oluşturmaktadır. 

Arktik ticaret yolu Çin için de büyük önem taşımaktadır.  Çünkü rota Çin'in İpek Yolu Projesi'nin de deniz ayağını oluşturmaktadır. Çin bu yöntemle hem Avrupa'ya hem de Amerika'ya daha kısa bir rotadan varmayı amaçlamaktadır. Ancak Çin’in sahip olduğu buzkıran gemisi yalnızca 1 adettir. 

Geçtiğimiz aylarda İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya dahil edilmesi konusunda Batı’nın gösterdiği çabanın arkasında da Arktik bölgesindeki çıkarlar olduğu birçok uzmanlar tarafından dillendirilmektedir. 

Kaynaklar kimin olacak?

Bölge artık ısındı, soğuması da epey bir zaman alacağa benziyor. 

Yaşanılan enerji kriziyle patlak veren Arktik Bölge tartışmalarının provası niteliğinde Ukrayna Krizi, Tayvan Krizi gibi krizler yaşanmaktadır. Ancak bir de olayın çevresel faktörlerinin göz önüne alınması durumu bulunmaktadır. Bu durum insanoğlunun çevreye saygı konusunda “Buzullar neden eriyor?” sorusu yerine, “Eriyen buzulların açtığı alanlar kim tarafından değerlendirilecek?” sorusunun sorulması, bu bölgede hala realist siyasetin yapıldığının bir göstergesi niteliğindedir.