VE ZİL ÇALDI…

Yaz daha bitmedi diye diretirken okulların açılmasıyla birlikte sanırım yaza veda etmeyi kabullenmeye başladık.

Yaz daha bitmedi diye diretirken okulların açılmasıyla birlikte sanırım yaza veda etmeyi kabullenmeye başladık. Aslında çocuğu olmayan aileler için yaz devam ediyor diyebiliriz, hatta en güzel mevsim geçiş mevsimi diyebiliriz. Kalabalık yok, sahil kasabaları sakin, deniz güzel, hava sıcakları tam tadında ahhh keşke hep yaz olsa diye geçirdim içimden. Neyse neyse okullar açıldı, öğrenciler uzun bir tatilin ardından sabah erken kalkma telaşı içine girdiler. İlk zamanlar biraz zorlu olacak olsa da zamanla alışacak miniklerimiz. Ben de bir bebek annesi olarak ileriye dönük bu süreçten çok korkuyorum. Şu an sesli düşünüyorum, uyum sağlayabileceğimiz iyi bir okul bulmak, okul masrafları zaten dudak uçuklatan cinsten, kıyafeti, yemek masrafı, servis ücreti, ayakkabısı, defteri kitabı derken bebeklerimizin büyüyecek olması gerçekten çok korkutucu geliyor. Masraflardan gözünüzü korkutmak yerine birkaç kendi tavsiyemi vermek istiyorum. Evet hareketli çocuklarımız bizi çok yoruyor ve okula gitmeleri bize biraz da nefes aldırıyor gibi görünse de o çocuklar size ait. Ve çocuğunuzun ilk eğitimini siz vermelisiniz. Mesela arkadaşlarına nasıl davranacaklarını, öğretmenlerine nasıl davranacaklarını, topluluk içinde nasıl davranmaları gerektiğini, okulda tuvaletleri ve bahçeyi nasıl kullanacaklarını, bunların hepsini evde sizin öğretmeniz gerekiyor. Yani ben bu çocuğu okula gönderdim evden gitti gerisi beni ilgilendirmez demeyin. Saygılı, sevgi dolu, iyi bireyler yetiştirebilmemiz için sizin atacağınız ilk adım çok çok önemli. Dilerim ki miniklerimiz ve öğretmenlerimiz için hastalıklardan uzak başarı dolu bir sene olur.