EVRENMİŞ...

Biz evren nedir bilmiyoruz, ne istersek Allah'tan isteriz.

Kendiniz için bir hayat istemeye karar verdiğinizde, evren sizin ona sahip olmanız için harekete geçecektir. İhtiyacınız olan insanlar karşınıza çıkacak. İhtiyacınız olan şifa size gelecek. Hayatınızda yeni kapılar açılacak. Ve önünüze hiç beklemediğiniz fırsatlar gelecek. Bunu gerçekten istediğinizde, mucizeler içtenlikle gerçeğe dönüşecektir.

Bu sayfalardan, bu paylaşımlardan fenalık geldi.

Bu yazılanlardan şiştik bittik.

Yeter ki isteseymiş.

Evren verirmiş.

Biz evren nedir bilmiyoruz, ne istersek Allah'tan isteriz.

İnsanları boş hayallerle, boş ümitlerle kandırmanın bir şekli olmuş bu.

Madem yeter ki iste, bu kadar kolay, sen neden istemiyorsun da sosyal medyada yırtınıp duruyorsun.

Diğerlerinin arasından yırtılma telaşındasın para peşindesin.

Takipçi ve müşteri kapma telaşındasın.

Umut tacirleri, ümit tüccarları sizi.

Çok faydalı ise, gerçekten öyle ise göster hayatını, evini, sahip olduklarını, paralarını anlayalım.

Bir de başka türlü çeşitleri var.

Bunlarda kötü haber, geleceğe dair olumsuz inanılmaz haberler veriyorlar.

Kehanet anlatan, tuhaf dertler anlatan ne kadar insan varsa youtbe’ta karşılıklı canlı yayın yapıp anlatıyorlar.

Kıtlık olacak.

Hepimiz aç kalacağız.

Ekmek bulamayacağız.

Su olmayacak.

Tabiat yok olacak.

Hava kirliliğinden öleceğiz.

Yeni bir virüs gelecek ve milyonlarca insan ölecek. 

İnsan DNA’sı değişecek.

Herkes kısır olacak.

Kimsenin çocuğu olmayacak.

Yok olacağız.

Bazıları var tanıyorum.

Madem her şey bu kadar kötüye gidiyor, neden çocuğunu en iyi koleje veriyorsun.

Madem her şey bu kadar kötü neden bu yolla kazandığın paradan koşa koşa gidip Çeşme’de ev aldın.

Bunların hepsi milyonlarca tıklanıyor ve bu insanlar milyonlarca para kazanıyor.

Gelecek endişesini insanlara yükle, moralleri sıfırla, sen git deniz kenarında çocuğunla eğlen.

Artık.

Çakala çakal demenin ayıp olduğu bir dünyadayız.

Çocuklarınız büyüyecek, sahip olduğunuz her şeyi nasıl kazandığınızı bilecek, yaptığınızı anlayacak.

Umarım kendi hayatlarında bedel olarak yaş tahtalara basmazlar.

Öyle ya dünyanın 3/2’si deniz.

Yani üç kişiden iki kişinin yaş tahtaya basma ihtimali var.

Ve umarım! yakası değiştirilmiş gömlekle ekmek parası peşinde koşan insanlarla karşılaşmalar.

Öyle ya.

Allah, namuslu insanları, alın teri ile helal para kazanmış iyi insanlarla karşılaştırsın.

Funda'nın aklındakiler…

… Bolu'da kadının evinde yangın çıkıyor.

İtfaiye geliyor, eve giriyorlar, yangını söndürmek için ellerinden geleni yapıyorlar. 

Ve yangını söndürüyorlar 

Gencecik bir itfaiye eri, sokakta evindeki yangının söndürülmesini bekleyen kadının yanına gidiyor. 

Nasılsın efendi, nasıl efendice anlatıyor.

"Yangın söndürüldü çok şükür" diyor.

"Yerdeki halıları kirlettik hakkınızı helal edin" diyor.

Kadının verdiği cevap oradaki herkesi şok ediyor.

Kedilerimi getirseydin sana hakkımı helal ederdim diyor.

İtfaiye eri şaşkın, kedileriniz sağa sola kaçıyordu, saklanıyordu yakalayamadık diyor.

Kedi bu kaçar zaten.

Ölen kedi yok aslında.

Kadın itfaiye erini dinlerken kafasını yukarı doğru kaldırıyor, gözlerini deviriyor.

Nasıl sevimsiz ve antipatik anlatamam.

Evet itfaiye eri vazifesi yapmış, sana geliyor insanca olmayan hakkını helal et diyor.

Sende insanlık yok ki anlayasın.

Sende merhamet de yok ki anlayasın.

İtfaiye eri o kadar insan ki, senin ne kadar insanlıktan nasibini almadığının farkında değil.

Esas sen o adama hakkını helal et diyeceksin.

Onun sende hakkı var.

Sen hayvan sevsen ne olur sevmesen ne olur.

Kedilerine çok meraklı isen, ateşin ortasına girip sen kurtarsaydın.

İtfaiye erinin hakkı haram olsun sana.

Böyle hiç insan sevmeyen, merhamet etmeyen hayvan sever türü var.

Yani benim de tanıdığım var.

Allah ıslah etsin sizi.