Vakıf Katılım web

BAHTSIZ İKİLER!

Aslı SERTDEMİR 15 Haz 2024

Aslı SERTDEMİR
Tüm Yazıları
Birinci sezonda büyük yankı uyandıran "Kübra" dizisinin ikinci sezonu Netflix'te vizyona girdi. Bir kez daha anlamış olduk ki bizim Türk dizilerinin aşamadığı bir sorun var! İlk sezon vizyona muhteşem giriş yapıyorlar, ikinci sezonda işleri batırıyorlar. Neden, niye cidden anlamış değilim.

İşin Aslı astarı; merak edip araştırdığım da... Yapımcı aynı, senarist aynı, yönetmen aynı, sanat ekibi aynı hatta asistanlar bile ilk sezon çalışanlarla aynı isimler… Oyuncular da değişmemiş ama yine de ikinci sezonda patlıyorlar. Çekimler daha kötü, kurgu kötü, hikaye bayır aşağı, oyuncuların oyunculuğu bile daha kötüleşiyor. Kara büyü gibi!                                                                                                                                             

Açıkçası aynı endişeyle Kübra'nın ikinci sezonunu izlemeye koyuldum. Ve yine ilk sezonundaki “Kübra” etkisini alamadım. O her bölümde değişen, heyecanlandıran olay akışı yoktu. Hikaye sanki tıkanmış da inatla uzatamaya çalışmışlar hissi vardı. Kritik, politik konularda girmişler ama kimsenin tavuğunu kış dememek için saçmaladıkları yerler olmuş. Allah’tan Çağatay’ın oyunculuk performansı ikinci sezon düşmemiş.                                                                                                    

Dizinin son sahnesinden anladığım kadarıyla, üçüncü sezonu da inatla çekecekler. Yani amaç para kazanmaksa, lütfen böyle para kazanmayın. Güzel başlayan işlerinizi güzel, olmuyorsa sündürüp uzatmayın, tadında bitirin. Yeni bir film, yeni bir dizi çekin Netflix yine para verir size.

Yıllar sonra…

Bu hafta beni çok heyecanlandıran bir haber okudum. Artık cemi cümle biliyor fantastik filmlere bayıldığımı. Nicole Kidman'ın oyunculuğuna hayranlığımı ve Sandra Bullock'u sevdiğimi... İşte bunların hepsini bir araya getiren film vardı. İzleyenler eminim hemen “Aşkın Büyüsü” filmini hatırlamıştır!                                                          

Tam 26 yıl sonra, Wanner Bros “Aşkın Büyüsü” filminin devamını çekeceğini duyurdu. Üstelik oyuncu kadrosunda da yine Nicole Kidman ve Sandro Bullock var. Ve edindiğim bilgilere göre filmin senaryosunu da Akiva Goldsman yazacakmış. Kalemini çok sevdiğim senaristlerden biri kendisini… Tanımayanlar için şöyle bir dipnot düşebilirim, “Akıl Oyunları, Cinderella Men, Da Vinci Şifresi” gibi filmlerde Akiva’nın kalemi vardır. Yapımcı değişmemiş, yine Denise Di Novi çekecek.                                                                                                                                                 Açıkçası, son zamanlarda sabırsızlıkla beklediğim bir film yoktu. Bu güzel haberle beni heyecanlandıran, Warner Bros’a saygılar efendim.

Bayram zamanı gelince herkesin yüzünde bir tebessüm, kalbinde bir heyecan oluşmaz mı? İşte Kurban Bayramı da böyle, hem neşeli hem de bir o kadar anlamlı. Hayatın hızına kapılıp gitmişken, Kurban Bayramı'nda bir mola verip, etrafımızdakilerle ilgilenmenin tam sırası. Belki de bir süredir görüşemediğimiz akrabalar, dostlar var. Onlara bir telefon açalım, hal hatır soralım. Bazen küçük bir “Merhaba” büyük değişikliklere neden olabilir. Bayram demek, aynı zamanda cömertlik demek. Sofralarımızı paylaşmak, etrafımızdakilere yardım eli uzatmak... Birlikte yenen bir yemek, paylaşılan bir tabak ne kadar da güzeldir. Unutmayalım, paylaştıkça çoğalan bu bayramda, etrafımızdaki ihtiyaç sahiplerini de gözetelim.                                                                                                                                                               Ve en önemlisi, bayramlar hoşgörü zamanı. Farklı düşüncelere, farklı yaşam tarzlarına saygı duymak, birbirimizi olduğumuz gibi kabul etmek demek. Hadi küçük anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp, hoşgörüyle yaklaşalım her şeye.